Ana Sayfa
  • MENU
  • GÜNDEM
  • EDEBİYAT
  • KÜLTÜR- SANAT
  • İŞ DÜNYASI
  • MAGAZİN
  • ÖZEL DOSYALAR
  • RÖPORTAJ
  • MAKALELER
  • ÖYKÜLER
  • ŞİİR
  • ANISINA
  • Yazarlar
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Firma Rehberi
  • Seri İlanlar
EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
GÜNDEM
EDEBİYAT
KÜLTÜR- SANAT
İŞ DÜNYASI
MAGAZİN
ÖZEL DOSYALAR
RÖPORTAJ
MAKALELER
ÖYKÜLER
ŞİİR
ANISINA
    • 8 Ekim Balkanlardan Anavatana Büyük Göç
    • 8 Ekim Balkanlardan Anavatana Büyük Göç
      • Haberler
      • KÜLTÜR- SANAT
      • 8 Ekim Balkanlardan Anavatana Büyük Göç
      8 Ekim Balkanlardan Anavatana Büyük Göç
      Rumeli’den Anadolu’ya uzanan göç yolculuğunun acısı ve onuru, Balkan Şehitliği Anıtı’nda ve Zeytinburnu’ndaki Barış Ağacı önünde yeniden yankı buldu. Birinci Balkan Savaşı’nın ardından yaşanan büyük göçlerin izleri, 8 Ekim’de düzenlenen “Rumeli’den Anavatana Büyük Göçler ve Hayatını Kaybeden İnsanları Anma Günü” ile hafızalarda tazelendi. Balkan Türklerinin tarihsel mirası, Edirne’den Zeytinburnu’na uzanan saygı duruşuyla yaşatılıyor.
      08.10.2025 - 10:30 | Son Güncelleme:08.10.2025 - 10:30
      Ali Yurtseven
      Paylaş |

      (Birinci Balkan Savaşı, 7 Ekim 1912 - 30 Mayıs 1913)

      Balkan Şehitliği Anıtı/Edirne

      Balkan Türkleri veya Rumeli Türkleri, Balkanlar'da yaşayan Türklerdir. Balkan Türkleri, Edirne'deki Meriç nehrinin batı tarafında yaşayan Türklere verilen addır.

      Balkan Türkleri, Osmanlı Devleti'nin iskân politikası olarak Balkanlar'a yerleştirilmiş olan Anadolu'daki Yörüklerden ve kuzeyden gelen Kıpçak-Kuman boylarından oluşan Türk topluluklarının torunlarıdır.

      Günümüze kadar gelen süreçte Balkanlarda, çoğunlukla Yunanistan, Makedonya, Kosova, Bulgaristan, Arnavutluk, Karadağ, Sancak, Bosna Hersek, ve Romanya'da olmak üzere toplamda 3.000.000 na kadar Türk ve Müslüman Türk kökenli aileler yaşamaktadır.

      Birinci Balkan Savaşı, 7 Ekim 1912-30 Mayıs 1913 tarihleri arasında gerçekleşen, Bulgaristan Krallığı, Sırbistan Krallığı, Yunanistan Krallığı ve Karadağ Krallığı'ndan oluşan Balkan Birliği'nin Osmanlı Devleti'ne karşı başlattığı savaştır.

      19. yüzyılda Avrupa'da yayılan milliyetçilik akımları, Balkan devletlerinin Osmanlı İmparatorluğu'na karşı birleşmesine yol açtı.

      Rusya'nın Balkanlar üzerindeki etkisi ve Panslavizm politikası, Balkan devletlerini Osmanlı'ya karşı kışkırtarak savaşa zemin hazırladı. Osmanlı İmparatorluğu'nun içindeki siyasi ve ekonomik krizler, Balkan devletlerinin saldırgan politikalarını cesaretlendirmiştir.

      Bu devletlerin savaş ilanında, Balkanları koruyacak hazırda büyük bir Osmanlı Ordusu bulunmuyordu. Bu savaş açan devletler güçsüz ve düzensiz Osmanlı Ordusuna karşı birçok başarı kazandılar.

      Bulgarlar, yönünü doğuya yöneltti ve Trakya'nın önemli kısmını işgal etti. Sırplar, Priştine, Üsküp ve Manastır'ı, Yunanlılar ise Serfice, Selânik, Bozcaada, Limni, Sakız ve Midilli adalarını kolayca işgal ettiler.

      Sırplar daha sonra Karadağlılarla birlikte Arnavutluğun belli bölgelerini paylaştılar. Düzensiz ve dağınık olan Osmanlı ordusu, bu yenilgilere karşı önemli bir savunmada bulunamıyordu.

      Uğranılan bu ağır yenilgiler üzerine Osmanlı Devleti barış istedi ve Londra Barış Konferansı düzenlendi. Yapılan bu barış konferans sonucunda Rumeli de Osmanlı Devleti büyük bir toprak ve nüfus kaybına uğramıştır.

      Bu kayıp şöyledir;

      Osmanlı Devleti, 167.312 km²lik alan ve toprak kaybetmiştir. Bu alanda Türk ve Müslüman olarak toplamda yaklaşık 6.582.000 nüfusu vardı.

      Bu savaş sonunda yaklaşık olarak Bulgaristan, 25.257 km² , Yunanistan, 55.919 km², Sırbistan, 41.873 km², Karadağ, 5.590 km², Arnavutluk, 25.734 km²'lik alan ve toprak kazanmıştır.

      Osmanlı İmparatorluğu'nun bu savaş sonrası yaklaşık olarak Balkanlar’da 26.000 km² toprağı kalmıştır. Avrupa'daki toprakların %83'ü ve nüfusunun %69'u da kaybedilmiştir. Balkan Devletlerinin, bu toprak kazancı ile nüfusları, önemli oranda artmıştır. Bu devletlerden, Yunanistan, en çok toprak kazanan devlet olurken, en az toprak kazanan devlet ise Karadağ olmuştur..

      Bu savaş sonucunda ve yapılan barış anlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu Edirne ve Kırklareli'ye kadar olan Midye-Enez Hattı'nın batısındaki tüm topraklarını Balkan devletlerine vermek zorunda bırakılmıştır.

      Osmanlı Devleti son yüzyılında savaşlarda aldığı yenilgiler sonrasında Balkanlardan yoğun göç hareketiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum, Osmanlı’nın Balkanlaşma politikasını ve Balkanlardaki varlığını da sona erdirmesini hızlandırmıştır.

      Osmanlı Devleti içinde bulunduğu zor koşullar altında bu göçü elden geldiğince sistemli bir şekilde ele almaya çalışmıştır. Bu anlamda Muhacirin ve İskân Müdüriyeti kurulmuş, bunun taşradaki yansıması olarak Muhacirin Komisyonları oluşturulmuştur.

      Komisyonlar muhacirlerin sevk ve iskân işlemlerini elden geldiğince düzenli bir şekilde yürütmeye çalışmışlardır. Göçmen sayısının yoğunluğu ve göç süresinin kısa oluşu işlemlerin yürütülmesinde önemli sorunlara yol açmıştır. Devlet sorunların giderilmesinde azami gayret göstermiş, ancak, belirttiğimiz sebepler nedeniyle istenen sonuç elde edilememiştir. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla sorunların boyutu daha da artmıştır. Göç dalgasının etkileri devam etmiş, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte Balkanlar’dan zaman içerisinde çeşitli göç hareketleri yaşanmıştır.

      Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’ya gelen Müslüman Türkler, Türkiye’nin nüfus yapısını homojenleştirdiler ve ulus-devlet inşa sürecine önemli katkı sağladılar. Böylece göçlerle birlikte Anadolu nüfusunda meydana gelen yeni durum, sosyal, kültürel ve ekonomik yapıyı da büyük oranda etkiledi.

      Değişimin taşıyıcı öğesi olan muhacirler, Türkiye’nin büyük oranda alt yapısını oluşturdu. Modern Türkiye olarak dünyadaki yerini alan bu yeni oluşum ile çok uluslu imparatorluk yapısı, yerini tek uluslu yapıya ve nihayet milli devlete bırakmış oluyordu. Göçler sonrası Anadolu’nun yeni homojen nüfus yapısı batılılaşma ve modernleşme olgusunun yeniden tanımlanmasına neden olmuştur.

      Balkan Savaşları sırasında ve sonrasında meydana gelen göçler Rumeli’den Anadolu’ya kısa sürede büyük kitlelerin gerçekleştirdiği toplumsal hareketlilik olarak görülmelidir. Göçün getirdiği siyasal, sosyal ve ekonomik değişimler Balkanları olduğu kadar Anadolu’yu da derinden etkilemiştir.

      Balkan Şehirleri Parkı – Barış Ağacı Anıtı, Zeytinburnu

      Günümüze geldiğimizde, Rumeli’den Türkiye’ye yaşanan büyük göçlerin acısını ve onurunu hafızalarda canlı tutmak amacıyla her yıl düzenlenen “8 Ekim Rumeli’den Anavatana Büyük Göçler ve Hayatlarını Kaybeden İnsanları Anma Günü”, bu yıl Zeytinburnu’ndaki Balkan Şehirleri Parkı’nda bulunan Balkan Ağacı Anıtında gerçekleştirilmektedir.

      Ülkemizde her yıl 8 Ekim’de “Rumeli’den Anavatana Büyük Göçler ve Hayatını Kaybeden İnsanları Anma Günü” yapılmaktadır. Balkanlardan Anadolu’ya gelen Muhacirlerimizin, bu Göç yolculuğunda vefat edenlerin, Şehit ve Gazilerimizin aziz hatıraları önünde saygı ile eğilerek, Ruhları Şad olsun.

      O dönemde Balkanlardan Türkiye’ye gelip yerleşen Muhacir ailelerin torunları olan bizler için, Büyük Önder Atatürk'ün Balkan Göçmenleri için ''Muhacirler, kaybedilmiş topraklarımızın aziz hatıralarıdır'' sözü onurdur.

      Yararlanılan Kaynaklar:https://www.bing.com/, https://www.change.org/, https://www.milliyet.com.tr/, https://www.haberturk.com/, https://turkishstudies.net/, https://www.historystudies.net/dergi/, https://tr.wikipedia.org/wiki/,https://turbeler.org/, https://www.academia.edu/, https://www.nationalturk.com/, https://edirnekultur.com/,

      Ali Yurtseven

      08.10.2025

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan emagazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

    • Haberler
      • Beyaz Yakalıların Görünmez Tükenişi
        Beyaz Yakalıların Görünmez Tükenişi
      • Franz Kafka’nın Dönüşüm’ü ve İnsanın Bitmek Bilmeyen Yabancılaşması
        Franz Kafka’nın Dönüşüm’ü ve İnsanın Bitmek Bilmeyen Yabancılaşması
      • Edebiyat Magazin Gazetesi'nin Dünya Yazarı Abdüllatif Mübarek: “Şiir, iyileşmesini istemediğim bir yaradır”
        Edebiyat Magazin Gazetesi'nin Dünya Yazarı Abdüllatif Mübarek: “Şiir, iyileşmesini istemediğim bir yaradır”
      • Çınar Ağacı Göç Etmez: Bir Şehrin Kalbinde Kalan Sürgün Hikâyesi
        Çınar Ağacı Göç Etmez: Bir Şehrin Kalbinde Kalan Sürgün Hikâyesi
      • Sağlıklı Yaşamda Yeni Nesil Yaklaşım ORIONFiT’te
        Sağlıklı Yaşamda Yeni Nesil Yaklaşım ORIONFiT’te
      • Ali Yurtseven: Azerbaycan Edebiyat Dünyasında Bir Köprü
        Ali Yurtseven: Azerbaycan Edebiyat Dünyasında Bir Köprü
      • Acının Rahminden Doğan Başarı: Yasmin’in İlham Verici Yolculuğu
        Acının Rahminden Doğan Başarı: Yasmin’in İlham Verici Yolculuğu
      • Hatay'da Konut Seferberliği: 7 Bin Hak Sahibine "Evinize Dönün" Çağrısı
        Hatay'da Konut Seferberliği: 7 Bin Hak Sahibine "Evinize Dönün" Çağrısı
      • Başkalarının Hayatlarını İzlerken Kendi Hayatımızı Mı Tüketiyoruz?
        Başkalarının Hayatlarını İzlerken Kendi Hayatımızı Mı Tüketiyoruz?
      • Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’u: Taşrada Bir İtiraz Çığlığı
        Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’u: Taşrada Bir İtiraz Çığlığı
      İstanbul nöbetçi eczaneleri
      Bizi takip edin
      • facebook
      • Twitter
      • İnstagram
      • Youtube
  • EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
    • KÜNYE
    • KVKK AYDINLATMA METNİ
    • ÇEREZ POLİTİKASI
    • TOPLULUK KURALLARI
    • YAZILARIN SORUMLULUĞU
    • İLETİŞİM VE SOSYAL MEDYA
    • HAKKIMIZDA
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
  • facebook
  • Twitter
  • instagram
  • Linkedin
  • Youtube
© 2017 - 2026 emagazin.tv Tüm Hakları Saklıdır.
  • Haber Gönder
  • Firma Ekle
  • İlan Ekle
Haber Yazılım