• Gönül Doğan Soruyor: Sel Bir Doğa Olayı mı, İnsan İhmali mi?
    • Gönül Doğan Soruyor: Sel Bir Doğa Olayı mı, İnsan İhmali mi?
      Gönül Doğan Soruyor: Sel Bir Doğa Olayı mı, İnsan İhmali mi?
      Edebiyat Magazin, “Taşlaşan Vicdanlar ve Sel Suları” başlıklı özel röportajıyla afetlerin perde arkasına ışık tutuyor. İnşaat Mühendisi ve Afet Risk Yönetimi Uzmanı Eser Ekinci, sel felaketlerini tetikleyen ruhsatsız yapılaşma gerçeğini, Gönül Doğan'ın sorularıyla tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Doğayla barışık, bilim odaklı bir gelecek mümkün mü? Cevabı röportajımızda.
      22.05.2026 - 11:01 | Son Güncelleme:22.05.2026 - 11:01
      Gönül Doğan

      Edebiyat Magazin Gazetesi Özel Röportajı

      Edebiyat Magazin olarak, ülkemizin toplumsal hafızasında derin izler bırakan afetleri, sadece birer istatistik olarak değil; insan, vicdan ve doğa ekseninde ele almayı önemsiyoruz. İnşaat Mühendisi ve Afet Risk Yönetimi Uzmanı Sayın Eser Ekinci ile gerçekleştirdiğimiz bu röportajda, ruhsatsız yapılaşmanın sel felaketleri üzerindeki yıkıcı etkisini ve bu tablonun mühendislik ile vicdan açısından ne anlama geldiğini masaya yatırdık. İyi okumalar.

      Taşlaşan Vicdanlar ve Sel Suları: Ruhsatsız Yapılaşmanın Acı Bedeli

      Röportajı Yapan:Gönül Doğan (Edebiyat Magazin adına)
      Konuk:Eser Ekinci (İnşaat Mühendisi, Afet Risk Yönetimi Uzmanı)
      Tarih: Mayıs 2026

      Gönül Doğan: Sevgili Eser Ekinci, Edebiyat Magazin’in konuğu olarak sizleri ağırlamak benim için de çok anlamlı. Biz edebiyatın dilinde acıları, yaraları ve insan hallerini anlatmaya çalışıyoruz. Ancak sel felaketleri öylesine derin yaralar açıyor ki, artık kelimeler yetmiyor. Bilinçsiz yapılaşma ve ruhsatsız yapılar, sel sularıyla buluştuğunda insanımızın yaşadığı bu büyük acıyı sizin uzman gözünüzle konuşabilir miyiz?

      Eser Ekinci:Gönül Doğan, teşekkür ederim. Bu mesele gerçekten de edebiyatın da, mühendisliğin de, vicdanın da konusu. Sel artık sadece doğa olayı olmaktan çıktı; insanın doğayla ve gelecekle kurduğu yanlış ilişkinin suyla yüzleştiği an haline geldi.

      Gönül Doğan: O doğal dengeyi biz nasıl bozuyoruz? Annelerin, babaların, çocukların anlayacağı şekilde anlatır mısınız?

      Eser Ekinci: Tabii. Doğada yağmur yağdığında toprak emer, bitkiler yavaşlatır, dere yatağı da suyu güvenli taşır. Ama biz dere kenarlarına, sel yataklarına, vadi tabanlarına kaçak evler, villalar, depolar, yol kenarına kadar çıkan demir yığınları konduruyoruz. Su yolunu kaybedince daralan yatakta baraj gibi birikir. Biriken su birden boşalınca dev dalgalar oluşur. Betonlaşma da işin cabası; yağmur toprağa sızamayınca yüzeysel akış artıyor. %30-40 kaçak yapılaşma olan yerde sel debisi 2-3 katına çıkabiliyor.

      Gönül Doğan: Kendi ellerimizle tuzağı hazırlıyoruz desek yeridir… Altyapı yetersizliği de ayrı bir yürek sızısı.

      Eser Ekinci: Maalesef. Ruhsatsız yapılar genellikle altyapısızdır. Yağmur suyu drenajı yoktur veya yetersizdir. Sel geldiğinde çöp, moloz, araç, enkaz her şeyi sürükleyip ızgaraları, menholleri tıkar. Bodrumlar, kaçak otoparklar suyla dolar. Birçok can kaybı ne yazık ki burada yaşanıyor; insanlar kendi evlerinde kapanıyor.

      Gönül Doğan: O yapılar da kumdan kale gibi… Dayanıklılık meselesini de açar mısınız?

      Eser Ekinci: Evet. Kaçak yapılar mühendislik denetimi olmadan, kalitesiz malzeme ile yapılır. Selde temel erozyonu çok hızlı olur, duvarlar su basıncına dayanamaz, bina çöker. Her çöken bina yeni enkaz üretir ve selin yıkımını katlar. Zincirleme bir trajedi oluşur.

      Gönül Doğan: Ülkemizin bu acı sayfalarından en çok kalbimizi sızlatanlar hangileri?

      Eser Ekinci: 2021 Karadeniz sel felaketi… Kastamonu, Sinop, Bartın’da dere yataklarına yapılan kaçak yapılar felaketi ağırlaştırdı. İstanbul’da Sarıyer, Beykoz, Arnavutköy, Eyüpsultan’daki dere kenarı ruhsatsız yapılar her şiddetli yağışta aynı acıyı tekrarlıyor. Antalya ve İzmir’de kaçak villalar, depolar da benzer rolü oynuyor. AFAD ve DSİ raporları bu gerçeği net ortaya koyuyor.

      Gönül Doğan: Peki Edebiyat Magazin okurlarına umutlu bir sayfa açabilir miyiz? Nasıl bir gelecek hayal ediyorsunuz?

      Eser Ekinci: Umut var. Ama bilim, irade ve vicdanla yazılması lazım:

      • Sel risk haritalarına dayalı gerçekçi planlama,

      • Riskli alanlarda yapılaşmanın yasaklanması,

      • Ruhsatsız yapılara karşı kararlı denetim ve yıkım,

      • Ormanların, sulak alanların korunması,

      • Güçlü altyapı ve toplumsal farkındalık.

      Gönül Doğan: Son olarak yüreğinizden ne geçiyor?

      Eser Ekinci: Sel sadece doğanın öfkesi değildir; büyük ölçüde insanın vicdansızlığının sonucudur. Şehirlerimizi, evlerimizi, taşlarımızı çocuklarımıza miras bırakacak şekilde, bilimle ve vicdanla yerleştirelim. Aksi takdirde her yağmurda aynı gözyaşlarını akıtmaya devam edeceğiz.

      Gönül Doğan:Eser Bey, verdiğiniz bilgiler ve bu derinlikli analiz için çok teşekkür ediyorum. Bir inşaat mühendisi olarak sadece binaların sağlamlığını değil, aynı zamanda toplumun vicdani sorumluluklarını da işaret ettiniz. Eserlerinizde her zaman bilimin ışığını taşıyan, toplumun yaralarına merhem olmaya çalışan bir uzman olarak, bu röportajdaki samimiyetiniz ve farkındalık yaratma gayretiniz okurlarımız için çok kıymetli. Okuyucularımızla kurduğunuz bu bağ ve doğaya duyduğunuz saygı için minnettarız. Edebiyat Magazin olarak, bu sorumluluk bilincinin yayılmasına vesile olmaktan mutluluk duyuyoruz.

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan emagazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.