• “Bir Sevdadır Ülkü” Belgeseli Tek Hedefimiz Eğitim Derneği’nde Tanıtıldı
    • “Bir Sevdadır Ülkü” Belgeseli Tek Hedefimiz Eğitim Derneği’nde Tanıtıldı
      “Bir Sevdadır Ülkü” Belgeseli Tek Hedefimiz Eğitim Derneği’nde Tanıtıldı
      “Bir Sevdadır Ülkü” belgeseli, siyasi destek almadan, tamamen şahsi emek ve tanıkların katkısıyla tamamlandı. Mehmet Nusret Esi, ağabeyinin vasiyetini yerine getirerek Türk milliyetçiliğinin tarihî mücadelesini belgeleyen bu büyük projeye hayat verdi.
      09.05.2025 - 07:14 | Son Güncelleme:09.05.2025 - 07:14
      GÜVEN ALBAYRAK

      Millî Mücadelenin Kültürel Mirası Geleceğe Taşınıyor

      İstanbul’da Tek Hedefimiz Eğitim Derneği’nin ev sahipliğinde, Türk milliyetçiliğinin tarihî sürecini anlatan “Bir Sevdadır Ülkü” belgeselinin lansman etkinliği gerçekleştirildi. Projenin mimarı Mehmet Nusret Esi, hayatını Türk milliyetçiliğine adamış bir kültür insanı olarak, izleyicilerle bu büyük çalışmanın perde arkasını paylaştı. Tek Hedefimiz Eğitim Derneği üyesi olan Esi bu projenin lansmanını üyesi olduğu dernekte gerçekleştirmesi Tek Hedefimiz Eğitim Derneğiyle nice projeler yapacağının sinyalini verdi.

      1958 İstanbul doğumlu olan ve milliyetçi bir gelenekten gelen Esi, genç yaşlarda MTTB ve TMTF saflarında başlayan yolculuğunu, 1980 öncesi kültürel direnişin önde gelen isimlerinden biri olarak sürdürdü. Ağabeyi ile birlikte darbe döneminde ağır bedeller ödemiş, özellikle 12 Eylül sonrası yaşadıkları işkenceler aileleriyle bağlarını zedelemişti. Ağabeyinin vasiyet ettiği kitap, bugün bir film projesine dönüşme yolunda ilerliyor.

      9 bölüm ve 6,5 saatlik görüntüden oluşan “Bir Sevdadır Ülkü” belgeseli; Atatürk’ten Nihal Atsız’a, Alparslan Türkeş’ten 12 Eylül’e uzanan tarihi süreçleri içeriyor. TRT ve Anadolu Ajansı arşivlerinden alınan görüntülerle zenginleştirilen çalışma, akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanmış güçlü bir senaryoya sahip. Belgesel şu anda YouTube üzerinden izleyiciyle buluşuyor.

      Etkinlikte söz alan Dernek Genel Başkanı Mutlu Cem Yıldırımer, “Sayın Esi’nin bu eseri, sadece bir belgesel değil, millî kültürümüzün ve tarihimizin genç kuşaklara aktarılması adına kalıcı bir mirastır” dedi.

      Dernek Genel Başkan Yardımcısı Murat Soner Uzun ise, “Türklüğün sağcısı solcusu olmaz. Bugün milliyetçiliği doğru anlamadan sağcılık ya da solculuk yapılmakta. Köy Enstitüleri’nin kapatılması bu ülkeye yapılan en büyük ihanettir. Eğitimde ahlaki ve kültürel değerler yeniden canlandırılmalı, yeni nesiller tarihini ve özünü bilmeli” şeklinde konuştu.

      Esi’nin ikinci büyük projesi ise, dünyanın dört bir yanındaki Türk boylarını tespit ederek kültürel bir envanter oluşturmak. Avrupa’nın tarih yazımında Türk varlığını silme çabasına karşı geliştirilmiş bu proje, bir kültürel direniş manifestosu niteliğinde.

      Gerçekleşen lansman, hem tarihî hafızayı tazelemek hem de geleceğe güçlü bir bilinç bırakmak adına önemli bir adım olarak kayda geçti.

      Mehmet Nusret Esi, bu büyük projeyi hayata geçirirken ne bir siyasi makama başvurdu ne de herhangi bir çıkar odağının gölgesine izin verdi. Kendisine sunulan destek tekliflerini nazikçe reddetti; çünkü bu çalışmanın tarih önünde lekesiz, tarafsız ve yalnızca hakikatin sesi olarak kalmasını istedi. Bu uğurda harcanan her kuruş, bir davanın sessiz çığlığı, bir neslin alnındaki ter oldu. Tam tamına bir milyon yirmi bin liraya, dostların, yol arkadaşlarının, zamanın tanıklarının emekleriyle ete kemiğe büründü bu belgesel.

      Edebiyat öğretmeni kimliğiyle, kalemini sadece ders kitaplarına değil, tarihî bir mirasa da adayan Esi, ağabeyinin son vasiyetini yerine getirmenin vakur gururuyla şöyle dedi:
      “Biz yalnızca bir belgesel değil, yarım kalan bir hayalin tamamını tarihe not düştük.”

      Ve biz de Edebiyat Magazin Gazetesi olarak biliyoruz ki bazı projeler yalnızca tamamlanmaz; onlar yaşar, konuşur, çağırır ve bir milletin hafızasında yankı bulur. Bu eser, o yankının adı; "Bir Sevdadır Ülkü" ise bu toprağın bağrından yükselen sessiz ama sarsıcı bir çığlıktır.

      Bu çığlık, geçmişten geleceğe uzanan köprünün taşlarını döşeyenlere selam olsun diyedir. Kaleminizden düşen her kelimeye minnetle…

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan emagazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

      Yorumlar

      • Murat Soner UZUN

        Gerçekten çok emek verilmiş bir çalışma . Tarafsız ve o döneme tanıklık etmiş kişilerin hatıraları çok değerli.Emeği geçen herkese çok teşekkürler…