• Hilal Ateş Öztan: "Çocuklar Yarının Yatırımı Değil, Bugünün En Değerli Madenleri"
    • Hilal Ateş Öztan: "Çocuklar Yarının Yatırımı Değil, Bugünün En Değerli Madenleri"
      Hilal Ateş Öztan: "Çocuklar Yarının Yatırımı Değil, Bugünün En Değerli Madenleri"
      Eğitimci ve yazar kimliğiyle çocuk edebiyatına yeni bir soluk getiren Hilal Ateş Öztan, Vitanova ve Mentera School programlarındaki çalışmalarıyla çocukların düşünme süreçlerini görünür kılıyor. "Düşüncelere alan açmak" ilkesiyle hareket eden Öztan, yazdığı kitaplarla ve akademik çalışmalarıyla, çocukları sadece akademik başarıyla sınırlı görmeyip, onların kendi seslerini keşfetmelerine rehberlik ediyor.
      25.05.2026 - 10:22 | Son Güncelleme:25.05.2026 - 10:22
      Erhan Özdemir

      Edebiyatın çocuk zihnindeki yansımalarını, sorgulama temelli eğitim vizyonuyla birleştiren Hilal Ateş Öztan, bugün kaleme aldığı eserlerle sadece bir yazar değil, aynı zamanda bir "düşünce rehberi" rolü üstleniyor. Eğitimciliğin getirdiği o bitmek bilmeyen merak duygusuyla, çocukların "nasıl düşünmeleri gerektiğine" dair açtığı kapılar, edebiyatın iyileştirici ve dönüştürücü gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu röportajda, Öztan'ın kendi yolculuğuna ve çocuk edebiyatına bakışına dair kıymetli ipuçlarını siz değerli okurlarımız için bir araya getirdik.

      Röportaj

      Erhan Özdemir:Hilal Hanım, öncelikle bu kıymetli röportaj için teşekkürler. Eğitimci ve yazar kimliğinizle çocukların düşünce dünyasına rehberlik ediyorsunuz. Okurlarımız için kendinizi tanıtır mısınız?

      Hilal Ateş Öztan: Ben Hilal Ateş Öztan. Eğitimci, yazar ve aynı zamanda Vitanova School ile Mentera School programlarının kurucusu, içerik geliştiricilerinden biriyim. Uzun yıllardır çocuklarla, öğretmenlerle ve ailelerle çalışan; çocuk edebiyatı, sorgulama temelli öğrenme, kavramsal düşünme ve görünür düşünme teknikleri üzerine yoğunlaşan bir eğitimciyim. Beni en iyi tanımlayan ifade “tutkulu bir öğrenen” olurdu. Öğretmek ve öğrenmek benim için iç içe geçmiş bir yolculuk. Geliştirdiğim 5 adımlı teknikle yüzlerce çocuk kitabı üzerine çalışmalar yaptım; öğretmen eğitimleri düzenledim ve çocukların hikâyelerin düşünmeye açılan kapıları üzerine birçok etkinlik gerçekleştirdim. İlk kitabım “Neden Olmasın ki?” ile başlayan yazarlık serüvenim, “Süper Gücüm İçimde, Seninki Nerede?” ile devam etti. Şimdi ise çocukların ritmini, mizahını ve kelime oyunlarını merkeze alan yeni eserlerim üzerine çalışıyorum.

      Erhan Özdemir:Yazmaya karar verdiğiniz o kırılma anı ne zamandı?

      Hilal Ateş Öztan: Aslında “oturup yazmaya karar verdim” diyebileceğim net bir an olmadı. Sanırım ben biraz bulunduğu kaba sığamayan bir öğretmendim. Çocuk kitapları üzerine etkinlikler tasarlarken, onların aslında ne kadar derin düşünebildiklerini gördüm. Hazırladığım tüm içeriklerin içinde beni en çok heyecanlandıran bölüm yazma kısmıydı. Bir hikâye kurmak, bir karakter oluşturmak benim için bir ifade biçimi haline geldi. Böylece yazmak, zamanla sadece yaptığım işlerden biri değil; düşünme biçimimin ve kendimi ifade etme yolumun bir parçası oldu.

      Erhan Özdemir:Sizin için edebiyatın tanımı nedir?

      Hilal Ateş Öztan: Edebiyatı sadece yaş gruplarına göre ayıramayız; özünde insan olmanın anlamı, korkularımızla yüzleşmek ve umut etmek hepimiz için ortaktır. “Neden Olmasın ki?” kitabımda yetişkinlerin bile kendi hayatlarından izler bulması bunun bir kanıtı. Edebiyat benim için düşünceleri açığa çıkaran bir kilit gibi; ama tek bir kapıya değil, birçok farklı kapıya uyabilen bir kilit.

      Erhan Özdemir:Yazma süreciniz nasıl ilerliyor, bir ritüeliniz var mı?

      Hilal Ateş Öztan: Sürecim çoğu zaman bir kavramla başlıyor; "cesaret", "aidiyet", "umut" gibi. Son dönemde dilin oyun tarafını, mizahı ve ritmik anlatımı keşfettim. Çocukların mizah diline çok yakın olduğunu, bunun hem dikkatlerini açtığını hem de düşünmeye alan bıraktığını fark ettim.

      Erhan Özdemir:Peki, ilham kaynaklarınız nelerdir?

      Hilal Ateş Öztan: İlhamı en çok çocuklardan alıyorum. Onların filtresiz bakış açılarından, kurdukları cümlelerden ve kelimeleri yeniden anlamlandırmalarından… Özellikle Vitanova School programında çocukların ürettikleri projeleri izlerken duyduğum gurur ve mutluluk, üretim motivasyonumu besleyen en önemli kaynaklardan biri.

      Erhan Özdemir:Bir okurunuzla kurduğunuz en etkileyici bağı bizimle paylaşır mısınız?

      Hilal Ateş Öztan: “Kendine inanmak bir renk olsaydı hangi renk olurdu?” sorusuna aldığım cevaplar beni hep derinden etkiler. Bir çocuğun "Sarı olurdu, çünkü güneş gibi içim açılır" demesi, çocukların dünyayı ne kadar derin metaforlarla okuduğunu gösteriyor. Bu anlar, edebiyatın insanın kendisiyle konuşmasına alan açtığını hissettiriyor.

      Erhan Özdemir:Akademik çalışmalarınızda çocuk edebiyatını "zihinsel bir alan" olarak tanımlıyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?

      Hilal Ateş Öztan: Tez çalışmamda da vurguladığım gibi, çocuk edebiyatı metinleri sadece dil becerilerini geliştiren araçlar değildir; çocukların kavram üretme, üst düzey sorgulama geliştirme ve düşünme süreçlerini görünür kılma açısından çok güçlü öğrenme alanlarıdır. Çocuk bir metni okurken aslında kendi yaşamıyla bağ kurar ve anlam inşa eder. Amacım; çocukların düşüncelerine alan açmak, onların sesini görünür kılmak ve metinler aracılığıyla dünyayla daha derin bağlar kurmalarını sağlamak.

      Erhan Özdemir:Dünyanın dikkatini çekme şansınız olsaydı, ne söylerdiniz?

      Hilal Ateş Öztan: Çocukları "yarının yatırımı" olarak değil, "bugünün en değerli madenleri" olarak görmemiz gerektiğini söylerdim. Dünyanın sadece bilgiye değil; empati kurabilen, nasıl düşüneceğini bilen vicdanlı insanlara ihtiyacı var. Bir çocuğun kendini değerli hissetmesi, dünyanın değişmeye başladığı yerdir.

      Erhan Özdemir:Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz?

      Hilal Ateş Öztan: Hayal kurmaktan, soru sormaktan ve kendi iç seslerini duymaktan vazgeçmesinler. Dünyayı değiştiren en büyük şey, cesaretle sorulan küçük bir "Neden olmasın ki?" sorusudur. Herkesin içinde keşfedilmeyi bekleyen bir süper güç var; önemli olan onu başkalarına benzemeden fark edebilmek.

      Hilal Ateş Öztan’ın kitaplarına yansıttığı o umut dolu ve sorgulayıcı dili yakından tanımak, onun çocukların dünyasına nasıl bir pencere açtığını bir kez daha görmemi sağladı. Özellikle kendi içindeki gücü keşfetme ve "Neden olmasın?" diyerek engelleri aşma üzerine kurduğu bu samimi edebiyat yolculuğu, okuyucusuyla kurduğu o sahici bağı her geçen gün daha da güçlendiriyor. Çocukların sesini görünür kılma konusundaki bu tutkulu duruşu, edebiyat dünyamız için kıymetli bir değer. Bu keyifli sohbetimiz boyunca paylaştığı değerli fikirleri ve bize ayırdığı kıymetli vakti için yazarımız Hilal Ateş Öztan’a gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.
      ​​​​​

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan emagazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.