• Merhaba www.emagazin.tv ailesi…
    • Merhaba www.emagazin.tv ailesi…
      Merhabalar…Sevgili www.emagazin.tv okurları…Her başlangıç biraz heyecan, biraz da insanın içine çöken tatlı bir sessizlik taşır.Şimdi bu satırları yazarken ben de tam olarak o hissin içindeyim. Bir arkadaşım sayesinde tanışma fırsatı bulduğum usta kalem Edebiyat yazarı Gönül Doğan hanımefendinin nazik daveti ile www.emagazin.tv ailesine katılmış bulunmaktayım…
      24.05.2026 - 00:02 | Son Güncelleme:24.05.2026 - 00:02
      Rüzgar Saraç

      Merhabalar…Sevgili www.emagazin.tv okurları…

      Her başlangıç biraz heyecan, biraz da insanın içine çöken tatlı bir sessizlik taşır.
      Şimdi bu satırları yazarken ben de tam olarak o hissin içindeyim. Bir arkadaşım sayesinde tanışma fırsatı bulduğum usta kalem Edebiyat yazarı Gönül Doğan hanımefendinin nazik daveti ile www.emagazin.tv ailesine katılmış bulunmaktayım…

      Kelimelerin insanlar arasında köprü kurduğuna inanan biri olarak, Ülkemizin en çok okunan sitelerinden biri olan ve kadrosunda birbirinden değerli ve tanınmış kalemlerin yer aldığı www.emagazin.tv ailesine katılmak benim için büyük bir gurur. Gücünü siz değerli okurlarından alan ve her geçen geniş bir okuyucu kitlesine sahip olmaya devam eden “ EDEBİYAT /MAGAZİN” sitesinin bu seçkin köşesinde yalnızca yazılar değil; düşünceler, duygular ve bazen de hepimizin içinde sakladığı sessizlikler yer alacağını siz değerli okuyucularımla paylaşmak isterim.

      Hayatın telaşı içinde çoğu zaman kendimizi duymayı unutuyoruz. Oysa bazen bir cümle, uzun zamandır içimizde duran bir hissin sesi olabilir. İşte bu yüzden burada; edebiyattan hayata, insan ruhundan gündelik kırgınlıklara kadar birçok şeyi birlikte konuşacağız.

      Belki aynı duyguda buluşuruz,
      belki aynı cümlede durup düşünürüz.

      Ama her şeyden önce, bu satırlarda samimiyet olacak.

      İlk yazının ilk cümlesiyle birlikte;
      sizlere içten bir merhaba bırakıyorum.

      Hoş bulduk. Kıymetli okurlarım “İnsanın kendine ve dünyaya yabancılaşması.” Adlı İlk makalemi sizlerle paylaşmak istiyorum…

      “İnsanın kendine ve dünyaya yabancılaşması.”

      Bazı cümleler insanın içine doğar.
      Bir sabah pencereden dışarı bakarken, kalabalığın ortasında yürüyen yüzleri izlerken ya da gece herkes uyuduktan sonra tavana bakıp düşünürken… İnsan, aslında en çok kendine yabancı olduğunu fark eder.

      Belki de çağımızın en büyük yalnızlığı budur: Sürekli konuşup hiç anlaşamamak.
      Kalabalıklar içinde kaybolmak.
      Her şeye yetişmeye çalışırken kendi ruhunu geride bırakmak.

      Bu köşede; insanı, hayatı, kırgınlıkları, şehirleri, sessizlikleri ve bazen bir cümlenin içine saklanan koskoca yalnızlıkları konuşacağız. Çünkü edebiyat, biraz da insanın kendine dönüş yoludur.

      Gürültülü Dünyanın Sessiz İnsanları

      Modern dünya bizden sürekli bir şey olmamızı istiyor. Daha başarılı, daha hızlı, daha görünür… Oysa kimse “daha huzurlu” olmaktan bahsetmiyor. İnsan artık yaşamak yerine yetişmeye çalışıyor. Bir yerlere geç kalma korkusuyla ömrünü tüketiyor.

      Sosyal medya ekranlarında mutlu yüzler görüyoruz. Kusursuz hayatlar, filtrelenmiş anılar, özenle seçilmiş gülüşler… Ama ekran kapandığında herkes kendi sessizliğine dönüyor. Çünkü insanın içindeki boşluk, hiçbir dijital ışıkla dolmuyor.

      Eskiden insanlar birbiriyle gerçekten konuşurdu. Şimdi ise sadece cevap vermek için dinliyoruz. Kimse kimsenin yarasına uzun uzun bakmıyor. Acılar bile hız çağında kısa sürmek zorundaymış gibi davranılıyor.

      Belki de bu yüzden yorgunuz.
      Ruhen, zihnen, kalben…

      Bir kahve içerken bile başka bir şeyi düşünüyoruz. Bir kitabın ortasında telefona bakıyor, bir dostumuz konuşurken zihnimizde başka cümleler kuruyoruz. Hayatı kaçırıyoruz. Hem de tam içinden geçerken.

      Oysa insan bazen sadece durmalı.
      Bir ağacın gölgesinde oturmalı mesela.
      Bir şiiri ağır ağır okumalı.
      Ya da kimseye anlatmadan kendi içindeki kırgınlıkları dinlemeli.

      Çünkü insan, kendini en çok sustuğunda duyar.

      Belki bu yazının sonunda hayat değişmeyecek. Sokaklar yine kalabalık olacak, insanlar yine acele edecek. Ama eğer bir kişi bile bu satırları okurken kendi içine kısa bir yolculuk yaparsa, işte o zaman bir cümle görevini tamamlamış olur.

      Ve belki edebiyat dediğimiz şey de tam olarak budur:
      İnsana, unuttuğu kendisini yeniden hatırlatmak.

      Bir daha ki yazımda görüşmek üzere…

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan emagazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.