Tıbbın Babası
Mustafa Çifci®
Dünyanın ilk tıp doktoru…
"Tıbbın Babası" olarak kabul edilen…
Doktor yemini denildiğinde ilk akla gelen isim…
Modern tıbbın temelini oluşturan ilk bilim insanı:
Hipokrat.
M.Ö. 460-377 yılları arasında yaşamıştır. Yunanistan'ın Kos Adası'nda doğmuştur.
Hipokrat, hekim olan babası Heraklides'in izinden giderek tıp alanında çalışmaya başlamış ve tıbba yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. O güne kadar hastalıklar, tanrıların insanlara verdiği bir ceza olarak kabul edilirdi.
Hipokrat'ın Devrim Yaratan Görüşleri
Hastalıkların tanrıların gazabından kaynaklanmadığını savunmuştur.
Düşünce ve duyguların kalpten değil, beyinden kaynaklandığı fikrini ortaya atan ilk kişidir.
Tıbbı büyü ve dini inanışlardan ayırarak bağımsız bir bilim dalı hâline getirmiştir.
Hipokrat'ın Tıp Alanına Getirdiği Yenilikler
Hipokrat, hastalıkların doğal nedenlerden kaynaklandığını savunan ilk kişi olarak bilinir. Batıl inançları ve tanrıları hastalıkların nedeni olmaktan çıkararak tıbbın bilimsel temellere oturmasında önemli bir rol oynamıştır.
Hastalıkları sınıflandırmada öncü olan Hipokrat; hastalıkları akut, kronik, endemik ve salgın olarak ayırmıştır. Ayrıca hastalık süreçlerini tanımlamak için "alevlenme, nüksetme, çözülme, kriz, paroksizm, zirve ve iyileşme" gibi terimleri kullanmış, bunlar modern tıbbın temellerini oluşturmuştur.
Hipokrat, aynı zamanda ilk belgelenmiş göğüs cerrahı olarak kabul edilir. Göğüs duvarı apselerini boşaltmak için kurşun borular kullanması gibi teknikleri, zamanına göre ilkel sayılsa da günümüz tıbbında hâlâ geçerliliğini koruyan prensiplere dayanmaktadır.
Kendisi zatürre ve çocuklardaki epilepsi (sara) hastalığının belirtilerini ilk tanımlayan hekimdir.
Tıbbın özellik arz eden bir sanat olduğu fikrini benimseyen Hipokrat, bu sanatı icra edecek kişileri belli bir yemin etrafında birleştirmek ve sanatın kutsallığını ifade etmek amacıyla bir metni gelecek kuşak hekimlere miras bırakmıştır.
Hipokrat;
"Tıp sanatını ahlaksızlara öğretmeyin."
demiştir.
Erdemsiz insanın yaptığı her şeyin sonunda bir sıkıntı olacağını görmüş ve fark etmiştir. Bu anlayışla yaşamın en önemli tarafının insana ve insanlığa hizmet etmek olduğu düşüncesini ortaya koymuştur.
Yaşadığı dönem, sanatçıların ve entelektüellerin gerçeği aradığı Yunan uygarlığının altın çağıdır. Hipokrat, sanatını icra etmek üzere tüm Yunanistan'ı dolaşmış, Kos Adası'nda bir tıp okulu kurmuş ve düşüncelerini burada öğretmiştir. Öğretisi ağırlıklı olarak etik, yani ahlaki değerler üzerine kuruludur.
Bilimsel tıbbın kurucusu olarak kabul edilen büyük hekim, İsa'dan önce 377 yılında hayatını kaybetmiştir. Yetmişe yakın çalışması daha sonra kitap hâline getirilmiş ve yaklaşık yirmi asır boyunca, 18. yüzyıla kadar tıp alanında temel kaynak olarak kullanılmıştır.
Kısa Bir Not
Yaklaşık 2400 yıldır mesleğe adım atan hekimlerin farklı şekillerde okuduğu Hipokrat Yemini, sanılanın aksine Hipokrat'ın bizzat kendisi tarafından değil; büyük olasılıkla oğlu veya öğrencilerinden biri tarafından M.Ö. 5. yüzyılda kaleme alınmıştır.
Hipokrat Yemini
"Hekim Apollon, Asklepios, Hygieia, Panacea ve bütün tanrı ve tanrıçaların huzurunda yemin ederim ki; yeteneğim ve gücüm elverdiğince bu andı ve sözleri tutacağım.
Bu sanatta hocamı babam gibi tanıyacağım. Rızkımı onunla paylaşacağım. İhtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim. Çocuklarına kardeşim gibi bakacağım ve öğrenmek isterlerse bu sanatı ücretsiz öğreteceğim. İlaç reçetelerini, şifai bilgileri ve diğer bilgileri yalnızca kendi evlatlarıma, hocamın çocuklarına ve hekimlik kurallarına uygun sözleşmeyle bağlı olanlara öğreteceğim.
Yeteneğim ve hâkimiyetim ölçüsünde hastalarımın iyiliği için tedaviler önereceğim ve asla kimseye zarar vermeyeceğim.
İsteyen hiç kimseye öldürücü bir ilaç vermeyeceğim ve bunu tavsiye etmeyeceğim. Benzer şekilde, bir gebe kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim.
Hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.
İç organlarındaki taşı keserek almayı, hastalığı çok açık olan vakalarda bile işin ehli olan cerrahlara bırakacağım.
Hangi eve girersem gireyim, bütün kasıtlı kötülüklerden ve suistimallerden uzak duracağım. İster hür ister köle olsun, kadın ve erkeklerin bedenlerini kötüye kullanmaktan kaçınacağım ve yalnızca hastaya yardım etmek amacıyla hareket edeceğim.
Gerek sanatımın icrası sırasında gerekse günlük yaşamda öğrendiğim bilgileri ortalığa saçmayacağım; bunları bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açıklamayacağım.
Bu yemine sadık kalırsam, hayatımı ve mesleğimi insanların saygısını kazanarak mutluluk içinde sürdüreyim. Ancak bu yemine ihanet eder veya onu çiğnersem bunun tam tersini yaşayayım."
Kaynaklar
Yorum Yazın