• HAKİKATİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: ÜMİT OKLU İLE "BİR TESADÜF" ÜZERİNE
    • HAKİKATİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: ÜMİT OKLU İLE "BİR TESADÜF" ÜZERİNE
      HAKİKATİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: ÜMİT OKLU İLE "BİR TESADÜF" ÜZERİNE
      Adana’nın bereketli topraklarından doğup, kalbinin sesini arabesk tınılarla birleştiren ve "kırıldıkça kendini yeniden kuran" bir yazar: Ümit Oklu. İlk kitabı Bir Ümit ile edebiyat dünyasına adım atan Oklu, yeni romanı Bir Tesadüf ile okurlarını ihanetin, güvenin ve sessizliğin derin sularına davet ediyor. Erhan Özdemir sordu, Ümit Oklu tüm samimiyetiyle iç dünyasının kapılarını Edebiyat Magazin okurları için araladı.
      04.05.2026 - 19:25 | Son Güncelleme:04.05.2026 - 19:25
      Erhan Özdemir

      HAKİKATİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: ÜMİT OKLU İLE "BİR TESADÜF" ÜZERİNE

      EÖ:
      Sayın Ümit Oklu, öncelikle hoş geldiniz. Okuyucularımızın sizi daha yakından tanıması adına soralım; kimdir Ümit Oklu?

      Ümit Oklu: 1 Ağustos 1995’te Adana’da doğdum. Çocukluk yıllarımı Akdeniz’in o meşhur sıcak güneşi ve hayat dolu sokakları arasında geçirdim. Küçük yaşlardan itibaren dış dünyadan ziyade kendi iç dünyama yöneldim; bu merak beni kelimelerle, müzikle ve özellikle arabesk melodilerle derin bir bağ kurmaya itti. Eğitim hayatımda bilgisayar programcılığı okudum ve şu an kamu sektöründe görev yapmaktayım. Ancak benim için değişmez tek sığınak her zaman "yazmak" oldu. Yazı; hayatın kırılgan yanlarını anlamlandırdığım bir liman, söz yazarlığı ise ruhumu besleyen diğer yarım oldu.

      EÖ: Peki, bu sığınaktan çıkıp yazmaya ve bunları profesyonel bir kitaba dönüştürmeye ne zaman karar verdiniz?

      Ümit Oklu: Yazma serüvenim lise yıllarında gizli tuttuğum not defterleriyle başladı. Kelimelerle kurduğum bu bağ, aslında kendi içsel yolculuğumun sessiz bir yansımasıydı. Uzun yıllar bu satırları sakladım; ancak 2024-2025 yılları arasında bir arkadaşımın defterimi tesadüfen okuyup "Bunları neden kitap haline getirmiyorsun?" demesiyle her şey değişti. Kendime "Neden hayata kalıcı bir iz bırakmıyorum?" diye sordum. Tıpkı kitabımın isminde olduğu gibi, profesyonel yazarlık yolculuğum aslında güzel bir tesadüfle başlamış oldu.

      EÖ: Yazma süreciniz genellikle nasıl başlıyor? Belirli bir rutininiz veya ritüeliniz var mı?

      Ümit Oklu: Belirli bir ritüelden ziyade, kalemimi asıl harekete geçiren şey müzikle olan kopmaz bağımdır. Benim felsefemde müzik ruhu, edebiyat ise kalemi besler. Şu an üzerinde çalıştığım üçüncü romanımın başlangıç noktasının yıllar önce dinlediğim bir şarkı olması da bu yüzden bir tesadüf değil. Arabesk ve nostaljik melodilerin ruhumda bıraktığı izler, kalemimin ahengini belirleyen temel taşlardır.

      EÖ: İlhamı nerede buluyorsunuz? Özellikle bir eserinizin çıkış noktası olan o "ilk kıvılcım"ı hatırlıyor musunuz?

      Ümit Oklu: O "ilk kıvılcım" hayatımda bana çok şey öğreten uzun bir ilişkinin bitişiyle doğdu. Bu duygusal kırılma ve sonrasında yaşadığım büyük bir ihanet, kalemimin en güçlü itici güçlerinden biri oldu. İlk kitabım Bir Ümit’te bu duygusal yıkımı işlemiştim. Bugün dönüp baktığımda, eserlerimin çıkış noktasının bu derin yaralar olduğunu görüyorum. Bir Tesadüf kitabımda Elif ve İbrahim karakterleri üzerinden işlediğim ihanet ve güven parçalanması temaları, aslında yaşanan acıların edebiyatla harmanlanmış halidir.

      EÖ: Şu anda üzerinde çalıştığınız yeni bir proje var mı?

      Ümit Oklu: Evet, şu an büyük bir heyecanla üzerinde çalıştığım üçüncü roman projem var. Yeni projemde de, önceki çalışmalarımda olduğu gibi insanın en derin yaralarını, umutlarını ve arayışlarını işlemeye devam ediyorum.

      EÖ: Sizi siz yapan cümle nedir?

      Ümit Oklu: Beni ben yapan cümle tam olarak şudur: "Ben, kırıldıkça kendini yeniden kurmayı öğrenen bir hikâyeyim. Ve en çok sustuğu yerde kendini bulan bir insanım." İnsan bazen en büyük hakikatlere, dünyanın gürültüsünde değil, kendi sessizliğinde ulaşır.

      EÖ: Okuyucularınıza son olarak ne söylemek isterdiniz?

      Ümit Oklu: Kitabımın finalinde de vurguladığım şu gerçeği hatırlatmak isterim: "Hakikat, kimin anlattığına göre değil; kimin sustuğuna göre şekil alır."Bir Tesadüf, sadece Elif’in veya İbrahim’in hikâyesi değil; sesi bastırılmış ve kendi adaletini ararken sessizliğin karanlığına itilmiş herkesin hikâyesidir. Okurlarımdan ricam, hikâyelerin yalnızca okunmak için değil, görülmek ve duyulmak için var olduğunu unutmamalarıdır.

      Yazmak, bazen en derin yaraları kapatmak değil, o yaraları birer edebiyat abidesine dönüştürmektir. Sevgili Ümit Oklu ile gerçekleştirdiğimiz bu samimi sohbette gördük ki; sessizliğin içinde bile devasa bir dünya saklıdır. Bir Tesadüf, okuyucusuna sadece bir hikaye değil, bir yüzleşme sunuyor. Bizleri kırmayıp kalbinin ve kaleminin kapılarını Edebiyat Magazin Gazetesi’ne açan değerli yazarımıza teşekkürlerimizi sunuyor, edebiyat yolculuğundaki başarılarının devamını diliyoruz.

      Röportaj:Erhan Özdemir

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Edebiyat Magazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.