• Akran Zorbalığı
      Akran Zorbalığı
      09 Temmuz 2026 23:32
      Son Güncelleme:09 Temmuz 2026 23:32
      Ali Yurtseven

      Akran Zorbalığı

      Yıllardır toplumumuzun gündeminde olan ve yaşamımızın bir parçası haline gelen akran zorbalığı, bir veya birden fazla çocuğun, kendilerini savunamayacak durumdaki bir akranına yönelik kasıtlı, tekrarlayıcı ve güç dengesizliği içeren fiziksel, sözel, sosyal, cinsel ya da siber saldırgan davranışlarıdır.

      Akran zorbalığı, bir çocuğun bir veya daha fazla akranı tarafından tekrar tekrar ve kasıtlı biçimde kötü muameleye maruz kalmasıdır. Akran zorbalığı, en sık olarak ilkokul ve ortaokul çağlarındaki öğrencilerde gözlemlenir. 6-11 yaş arası çocuklarda, sosyal etkileşimlerin yoğunlaştığı bu dönem, zorbalık davranışlarının ilk belirtilerinin ortaya çıktığı bir zaman dilimidir.

      Dan Olweus (1931-2020), akran zorbalığı ile ilgili ilk sistematik ve bilimsel çalışmaları gerçekleştiren araştırmacıdır. Olweus, 1970’lerde akran zorbalığının görülme sıklığını, türlerini ve nedenlerini inceleyen çalışmalara başlamış ve 1973’te bu alandaki ilk bilimsel yayın olarak kabul edilen ‘Aggression in the Schools Bullies and Whipping Boys’ isimli kitabını yayınlamıştır.

      Akran zorbalığı genellikle şu üç özellik üzerinden tanımlanır: niyet, tekrar ve güç. Zorbalık yapan kişinin amacı, fiziksel şiddete ya da incitici söz veya davranışlara başvurarak karşısındaki kişiye acı çektirmektir. Zorbalar, bu tür davranışları sürekli tekrarlar. Erkek çocukları daha çok fiziksel zorbalığa maruz kalırken, kız çocuklarının psikolojik zorbalığa maruz kalma olasılığı daha yüksektir.

      Akran zorbalığı, tek bir olaydan ziyade bir davranış örüntüsüdür. Zorbalık yapanların genellikle yüksek bir sosyal statü ya da güce sahip olan; daha iri, daha güçlü veya popüler olarak algılanan çocuklar oldukları görülmektedir.

      En savunmasız durumdaki çocukların akran zorbalığına maruz kalma riski daha yüksektir. Bunlar genellikle ötekileştirilen topluluklara mensup çocuklar, aileleri yoksul olan çocuklar, farklı cinsiyet kimliklerine sahip olan çocuklar, engeli olan çocuklar ya da göçmen ve mülteci çocuklardır.

      Akran zorbalığı hem yüz yüze hem de çevrimiçi ortamlarda gerçekleşebilir. Siber zorbalık genellikle sosyal medya, SMS veya anlık mesajlaşma uygulamaları, e-posta veya çocukların etkileşimde bulunduğu çevrimiçi platformlar üzerinden gerçekleşir.

      Ebeveynler çocuklarının bu platformlarda ne yaptığını her zaman takip edemeyebilir. Bu nedenle, çocuğun zorbalığa maruz kaldığını anlamak zor olabilir. Akran baskısı, özellikle ergenlik döneminde, uyuşturucu kullanımının başlatılmasında önemli bir katkı olarak kabul edilmektedir. Bu, nikotin ve alkol dahil olmak üzere çeşitli maddeler için gösterilmiştir.  

      Profesyonel Koçlukta özellikle bu konu hassas ve önemlidir. Gelişim aşamasındaki bir bireyin motivasyonunu kaybetmesi ve öz güvenin yitirmesi ileriki yaşamında ciddi psikolojik davranışsal bozukluklara yol açabilir. Koçluk yaklaşımında, mağdurun özgüvenini yeniden inşa etme ve zorbanın davranışsal köklerini çözmeye yönelinir. Seans aşamasında mağdur çok iyi dinlenmeli, hassas olduğu konularda veya zorbalığa uğradığı süreç çok iyi analiz edilerek eylem planları ona göre atılmalıdır.

      Akran zorbalığıyla başa çıkmada kullanılan koçluk stratejileri; Güvenli Alan Oluşturma, Özgüven ve Sınır Koyma Çalışmaları, Zorbalığa karşı kurban psikolojisinden çıkarılma, Duygusal dayanıklılık olabilir. Bu aşamalarda ebeveyn, aile ve öğrenci koçluklarında uygulanan teknikler daha da önemli ve öne çıkmalıdır.

      Akran zorbalığına uğrayan kişi, sakin kalıp zorbaya tepki vermeden ortamdan uzaklaşmalı, yaşananları tarih ve saat belirterek bir kenara veya ajandasına kaydetmeli, durumu derhal okul rehberlik servisine, aileye, polise ve en yakınında bulunan bir yetişkine bildirmelidir.

      Akran zorbalığıyla baş etmede en temel kural sessiz kalmamaktır. Çocuğunuzu yargılamadan dinleyin, ona güvende hissettirin ve durumu mutlaka okul rehberlik servisi ile paylaşarak durdurun. Asla karşılık vermesini (şiddetle karşılık vermesini) öğütlemeyin.

      Şiddet veya karşılık verme çözüm değil bilakis çözümsüzlüğe giden yolun ilk başlangıcıdır. Zorbalık süreci çözülemez ve devam eden bir sürece girdiği durumlarda zaman kaybetmeden ilgili Emniyet Birimleri” de bilgilendirilmeli ve yasal süreçlerde başlatılmalıdır.

      Yararlanılan Kaynaklar: https://orgm.meb.gov.tr/, https://tr.wikipedia.org/, https://www.google.com/, Ali Yurtseven Profesyonel Koçluk yazılarım.

      Ali Yurtseven

      Profesyonel Koç

      06.07.2026

      Yorum Yazın

      Yorumlar

      • Ali Yurtseven

        Teşekkür ederim