Ana Sayfa
  • MENU
  • GÜNDEM
  • EDEBİYAT
  • KÜLTÜR- SANAT
  • İŞ DÜNYASI
  • MAGAZİN
  • ÖZEL DOSYALAR
  • RÖPORTAJ
  • MAKALELER
  • ÖYKÜLER
  • ŞİİR
  • ANISINA
  • Yazarlar
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Firma Rehberi
  • Seri İlanlar
EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
GÜNDEM
EDEBİYAT
KÜLTÜR- SANAT
İŞ DÜNYASI
MAGAZİN
ÖZEL DOSYALAR
RÖPORTAJ
MAKALELER
ÖYKÜLER
ŞİİR
ANISINA
    • MEVSİMLİK İŞÇİ: ÖĞRETMENLER!
      • Makaleler
      • MEVSİMLİK İŞÇİ: ÖĞRETMENLER!
      08 Ağustos 2024 10:54
      Son Güncelleme:08 Ağustos 2024 10:54
      Paylaş |

      Eskiden mevsimlik işçi denildiği zaman; fındıkta, inşaatta, turizmde, tarımda vb. işlerde çalışan emekçi insanlar akla gelirdi. Hiç kimsenin aklına bizim, çocuklarımızın ya da torunlarımızın ufkunu açan, onlara yol gösteren öğretmenlerin olacağı gelmez, gelemezdi. Çünkü öğretmenlik kutsal bir meslekti ve herkes saygı duymak zorundaydı. Ta ki öğretmenlerin değeri ayaklar altına alınana kadar... Önce öğretmenleri kendi içinde çeşitli parçalara ayırdılar, ardından da onların değerini ayaklar altına almaktan geri durmadılar.

             Devlete atanmanın artık neredeyse imkânsız hale geldiği bu zamanda özel sektörde çırpınmaya çalışan öğretmenlerin durumu içler acısı bir hal almaya başladı. “Ucuz işçilik” olarak görülen öğretmenler, okullar ve kurslar tarafından bir nevi şamar oğlanına çevrilmiş durumdadır.  Açılan ilanlara iş bulma umuduyla başvuru yapan öğretmenlere çoğu zaman dönme zahmetinde bulunmaya bile tenezzül etmeyen kurum müdür veya sahipleri öğretmeni en ucuz nasıl kaparız derdine düşmekten geri durmuyorlar. Bir öğretmene başvurduğu iş ilanı için döndükleri vakit, çoğu zaman cebinde son parasıyla hazırlanıp yola düşen öğretmenleri karşılama şekilleri ise utancın en büyüğünü barındırıyordu. Saatlerce içeride öğretmeni bekletip ardından “Ne kadar maaş bekliyorsun?” ile başlayan bir soru ile soğuk bir duş etkisi yaşayan öğretmenin verdiği teklifi beğenmediği zaman da iki dakika içinde görüşmeyi sonlandırıyorlar, ya da öğretmen ile anlaştıkları zamanlarda da öğretmen daha evine varmadan yolda çalan telefonu ile kötü haberi alıyordu. “Kurucumuz fiyatı yüksek buldu, daha ucuz biri ile anlaştık!” Öğretmeni ve emeğini “ucuz” kelimesinin içine hapsediyor ve bir nevi onu bu şekilde aşağılayan yine eğitim camiasında meslektaşı oluyordu. Gerçi anlaşma sağlansa bile iş sözleşmesi geçici süreli iş statüsünde “10 ay” üzerinden olacağı için öğretmenler, her yaz yaklaştığında yeniden işsiz kalma korkusu veya başka bir kurum ile anlaşma, iş bulma derdine düştüğü için tatili ona ve ailesine zehir olarak geçiyordu. Öğretmenin toplumdaki değerini beş paraya indiren kişi ve kurumlar tabii ki öğretmenin emeğini de beş kuruş içine sığdırmaktan geri durmuyorlar ve durmayacaklardı.  Peki ya bu tüm olumsuzluklar karşısında öğretmenlik mesleğine küsüp mecburen kariyer değişikliğine giden üç harfli marketlerde çalışanlar… Vasıfsız olanların vasıflı olandan daha fazla kazandığı bu bozuk sistemde okumak ve okutmak da artık bir çile olmaktan öteye gidemeyeceğe benziyordu. “Bak okursan şunun gibi ortada kalırsın,” sözlerine maruz kalınan bu dönemde umudunu yitirmemek için son bir hevesle bir iş bulma derdine düşen, mevsimlik işçi statüsünden bile daha kötü şartlara düşürülen bu öğretmenlere ne zaman hak ettikleri değer verilecekti?

      Son sözüm; mademki ihtiyaç fazlası öğretmen vardı, o zaman neden üniversitede öğretmenlik alanında fakülte ve bölümler açılıyordu? Bu da yetmezmiş gibi açık öğretimden öğretmen alımı yapılmaya devam ediliyordu? Çözüm aslında çok basitti; çoğu yerdeki fakülteleri kapatın, sadece ihtiyaç kadarını alın. İhtiyaç yoksa da ihtiyaç doğana kadar tüm fakülte ve bölümleri kapatın, en azından bu şekilde işi gücü slayt okuyup hiçbir soruna ses etmeyen akademisyenler de bu şekilde biraz dinlenmiş olurlar!

      Yorum Yazın

      Yazarın Diğer Yazıları

      • MEVSİMLİK İŞÇİ: ÖĞRETMENLER!

        08 Ağustos 2024
      • YÜZÜKLERİN EFENDİSİ Mİ YOKSA KÖLESİ MİYİZ?

        27 Temmuz 2024
      • KADININ TOPLUMDAKİ DEĞERİ

        03 Aralık 2023
      • ÖĞRETMENİN TOPLUMDAKİ DEĞERİ

        25 Kasım 2023
      • COĞRAFYA KADER Mİ YOKSA KEDER Mİ?

        19 Kasım 2023
    • Haberler
      • Başkalarının Hayatlarını İzlerken Kendi Hayatımızı Mı Tüketiyoruz?
        Başkalarının Hayatlarını İzlerken Kendi Hayatımızı Mı Tüketiyoruz?
      • Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’u: Taşrada Bir İtiraz Çığlığı
        Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’u: Taşrada Bir İtiraz Çığlığı
      • Kelimelerin Kalbinden Hayata Bir Bakış
        Kelimelerin Kalbinden Hayata Bir Bakış
      • Geleceğin İş Dünyasında Taşlar Yerinden Oynuyor
        Geleceğin İş Dünyasında Taşlar Yerinden Oynuyor
      • Kelimelerin İzinde: Edebiyat Dünyasına Hoş Geldiniz
        Kelimelerin İzinde: Edebiyat Dünyasına Hoş Geldiniz
      • Hayata Dair Bir "Dik Duruş" Dersi: Abdel Latif Moubarak’tan "Bir Palmiye" Öyküsü
        Hayata Dair Bir "Dik Duruş" Dersi: Abdel Latif Moubarak’tan "Bir Palmiye" Öyküsü
      • Kadıköy’de Edebiyat Rüzgârı: 10. Kitap Günleri Kapılarını Araladı
        Kadıköy’de Edebiyat Rüzgârı: 10. Kitap Günleri Kapılarını Araladı
      • Hatay Defne'de Taş Ocağı Tepkisi: Köprünün Çöküşü İhmalleri Gündeme Taşıdı
        Hatay Defne'de Taş Ocağı Tepkisi: Köprünün Çöküşü İhmalleri Gündeme Taşıdı
      • Güven Albayrak'ın Anısına: Kelimelerin İzinde Bir Ömür
        Güven Albayrak'ın Anısına: Kelimelerin İzinde Bir Ömür
      • ♻️ Çöpe Atma, 1 TL Kazan!
        ♻️ Çöpe Atma, 1 TL Kazan!
      İstanbul nöbetçi eczaneleri
      Bizi takip edin
      • facebook
      • Twitter
      • İnstagram
      • Youtube
  • EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
    • KÜNYE
    • KVKK AYDINLATMA METNİ
    • ÇEREZ POLİTİKASI
    • TOPLULUK KURALLARI
    • YAZILARIN SORUMLULUĞU
    • İLETİŞİM VE SOSYAL MEDYA
    • HAKKIMIZDA
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
  • facebook
  • Twitter
  • instagram
  • Linkedin
  • Youtube
© 2017 - 2026 emagazin.tv Tüm Hakları Saklıdır.
  • Haber Gönder
  • Firma Ekle
  • İlan Ekle
Haber Yazılım