Ergenlik dönemi birçok anne babanın zorlandığı ve işin içinden çıkamadığı süreç olarak bilinir. Bu dönemdeki zorlukları günlük hayatımızda, kendi ailemizde veya çevremizdeki örneklerde de görebiliyoruz. Basit yönlendirmelerle çözülebilecek sorunların büyüdüğü ayrıca aileyi de etkilediğini bu döneme ait araştırmaların bizlere sunduğu uygun yöntemlere olan ihtiyacı bir kez daha hissedebiliyoruz. Yarınlarımızı emanet edeceğimiz gençlerimizi daha iyi yetiştirmeyi, problemlere zamanında müdahale edebilmeyi, neyin problem olup neyin de problem olmadığının farkına varabilmeyi sağlamamıza yardımcı olabilmektedir. Ergenlikte çocukluk hızla geride kalarak hayat hızlı bir şekilde değişir. Bu dönemin kendine has özellikleri olmasına karşın en önemli özelliği; bütün hayatı etkileyen önemli gelişmelerin olmasıdır. Kazanılan olumlu veya olumsuz özelliklerin kişinin ömür boyu taşıyacağı özellikler haline gelmesi mümkündür. Toplam 5-6 yıl süren bu dönemdeki etkiler 50-60 yıl devam edebilir. Hayatın ilk yılları özellikle ilk beş yaş oldukça önemlidir ancak insanın karakter ve kişilik gelişiminde ergenlik döneminin tesirleri bilinen bir gerçektir. Değişim bu dönemde en belirgin özelliklerden bir tanesidir. Değişim birçok alanda yaşanmakla birlikte genel olarak üçe ayırabiliriz: • Birincisi ergen bireyin fiziksel değişimi• İkincisi psikolojik değişim • Üçüncüsü sosyokültürel ve çevresel değişimlerdir. Psikolojik değişimleri ise şu başlıklar temelinde sıralayabiliriz; soyut düşüncelerde artış, kararsızlık, duygusal dalgalanma, hedef arayışı, kimlik arayışı, arkadaş ilişkilerinde dalgalanma, bağımsızlık arayışı, bireysellik ve gizlilikte artış, hayatı ve çevreyi sorgulama, ilk kez yaşanan deneyimler, fikri yoğunluk, ideolojik arayış gibi. Değişim ve farklılaşmanın olumlu olması bütün anne babaların en önemli isteklerinden birisidir. Hepimizin ortak amacı bu değişiklikler yaşanırken iyiye ve güzele gidişatın hızlandırılması bazı problemlerin ise çatışmaya dönüşmeden en uygun ve olumlu hale getirilmesidir. Kaygı, herhangi bir stresli durumda yaşanan doğal bir duygudur ve yaşamın doğal bir parçasıdır. Her duygu bize bir takım mesajlar vermektedir. Hiçbir duygudan kaçınmamamız gerektiği gibi kaygıdan da kaçınmamalıyız ve bu duyguya kulak verip bize söylemek istediği mesajları anlamaya, analiz etmeye çalışmalıyız. Gençlik psikolojisinde akranların yakınlığı ve etkileşimi daha da aktif bir süreç olabiliyor. Gençliğin istek ve beklentilerini görmezden gelemeyiz.

Yorum Yazın