Ana Sayfa
  • MENU
  • GÜNDEM
  • EDEBİYAT
  • KÜLTÜR- SANAT
  • İŞ DÜNYASI
  • MAGAZİN
  • ÖZEL DOSYALAR
  • RÖPORTAJ
  • MAKALELER
  • ÖYKÜLER
  • ŞİİR
  • ANISINA
  • Yazarlar
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Firma Rehberi
  • Seri İlanlar
EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
GÜNDEM
EDEBİYAT
KÜLTÜR- SANAT
İŞ DÜNYASI
MAGAZİN
ÖZEL DOSYALAR
RÖPORTAJ
MAKALELER
ÖYKÜLER
ŞİİR
ANISINA
    • YARATICILIĞIN ÖNEMİ
      • Makaleler
      • YARATICILIĞIN ÖNEMİ
      12 Şubat 2024 20:25
      Son Güncelleme:12 Şubat 2024 20:25
      Paylaş |

      Özellikle son 20 yılda Türkiye’de yaratıcı fikirlerin azalması, yapılan iş seviyesinin vasatın altında olması, mesleklerde uzmanlığın yeterli seviyede olmaması oldukça düşündürücü ve sorunun temeline inmemize neden oluyor.

      Gerek sanatçı, gerek iş insanı gerekse bireyler olarak, yaratıcılık kavramı; problemlerin temeline inerek çözüm odakli ve yenilikçi olmayı tanımlar.

      Ülkemizde kültürel ve sanatsal anlamda gittikçe kalitesizleşen işler. Mesela müzikte yaratıcılığın azalması, yeni çıkan popçu tayfasının eski sanatçılarımızın yaptığı müzikleri cover yapması, yani içeriğini koruyarak değiştirmesi. Yetişen sanatçı sayısının azlığı, olanlara da muktedirin eziyet etmesi.

      Değerli Mimar Aydın Boysan’ın dediği gibi yapılan binalarda ruh değil, betondan icra edilen kumdan kaleler gibi ruhsuz çirkinlik abideleri olması ki, zaten kumdan kaleler arttıkça insanların içindeki vicdan kaleleri de yıkılıyor.

      Girişimcilikte geriye gidişin artması, marka ve yenilikçi fikirler yaratılamaması.

      Ülkemizin bu kadar coğrafi ve kültürel zenginliğine rağmen bir türlü gelişmeye kapalı olması, mutluluk ve refaha ulaşamaması, çocukluktan itibaren bireyin yeterince kendini geliştirememesi, belki de günlük rutinin buna izin vermemesinden kaynaklanıyor.

      Muktedir sistem, son 20 yıldır bireyi kendine muhtaç analizden uzak, cahil bir toplum yaratmayı, acı reçeteler ile düşüncenin baltalanmasını, kendi cemaat ve yandaşlarına enflasyon silahı ile para transferi yaparak halkın fakirleşmesine neden olmaktadır.

      Zaten enflasyonun ekonomide tanımlanmış nedeni iktidara para transferi ve halkı ezmek demektir. Halk ne kadar fakirleşirse, düşünce gücü ve özgür iradeleri azalacak, servetleri yandaşlara transfer edilecektir.

       Bireysel, çevresel ve kültürel etmenler arasındaki karmaşık ilişkiyi inceleyen teorisyen, Bronfenbrenner’in ekolojik modeli , çocuğun gelişimini , çevresini oluşturan ilşki sistemleri bağlamında incelemiş.

       

       

      Teoriye göre bireyin varoluşunu etkileyen mikrosistem, mezosistem, ekosistem, makrosistem insan varoluşunu etkileyen sistemlerdir.

      Mikrositem olarak baktığımızda çocuğun aile, okul ve arkadaş sistemlerinin yetersiz olduğunu görebilriz. Beslenme düzeyinin yetersizliği, geçim sıkıntısı, kaliteli eğitime ulaşımın engellenmesi için eğitimin ücretli hale getirilmesi, oyun oynamak gibi çocuğu geliştiren ve yaratıcılık veren yeteneklerin değil, ezberciliğin ve test çözme alışkanlığının verilmesi

      Mezosistem: Mkrosistem ile bağı olan kurum ve kurumlar ( bir çocugun ebeveynlerinin öğrenim gördüğü kurumlar ile olan ilişkileri), fırsat eşitsizliği

      Ekosistem: Çocuğun çevresinin kalitesi ve bağlamı yine ekonomik ve kültürel zenginlikle orantılıdır ki her geçen yıl geriye gitmektedir.

      Coğrafya kaderdir denir ya Ekosistem buna atıf yapmaktadır.

      Makrositem: Çocuğu ve onu çevreleyen en geniş kapsamdaki etkilerdir. Eğitim, hukuk, kültürel sistemler olarak bakacak olursak eğitimin maliyeti ve kalitesizliği, hukuk sisteminin çökmüş olması, kültürel açıdan oluşan girdap tamamen etkilemektedir.

      Çocuğun yaratıcı ve sağlıklı bireyler olabilmesi için çocuğun eğitim sistemine göre değil, eğitim sisteminin çocuğa uyarlanmasını savunuyor.

      Finlandiya’da çocuğun bir oyun alanında bir ebeveyn ile erken çocukluk eğitimine katılması , ev ödevlerinin az olması en etkili örnektir.

      Finliler 40 yıl önce ekonomik toparlanmayı sağlamak için 15 yaşındakilere uygulanan standartlaştırılmış bir test olan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) verilerine göre , gençlerin en iyiler olduğunu göstermiş,  2000 yılına kadar eğitimciler bu başarının farkında olmaz iken dikkatlerini çekmiştir.

      O halde yapılması gerekenler eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, siyasetin ve çıkar gruplarının, tarikatlarin, cemaatlerin soyutlanması, sınavlara odaklı değil, nasıl öğreneceklerine yönelik bir sistemin kurulmasıdır. Oyun ve sorgulama da yaratıcı zekayı geliştirerecektir.

      Zaten Köy Enstitüleri’nde verilmek istenen öğretim modeli bu değil miydi? Şimdiki üniversie kurumları bile aynı seviyeye gelemedi.

       

      Bunun tersi ve ülkemizdeki gibi bir öğretim bağımlılık seviyelerini, körü körüne muktedire oy veren, düşünce ve analizden uzak, problem kör düğümleri yaratan, güce tapan,  kültür ve sanatla ilişkisi olmayıp yaratıcılık zekâsı körelmiş, Afrika ve Talabani zihniyetine koşan bir ülke haline getirecektir.

      Einstein: “Hayal gücümden özgürce yararlanabilecek kadar sanatçıyım. Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Bilgi sınırlıdır. Hayal gücü dünyayı kuşatır.”

       

       

       

      Yorum Yazın

      Yazarın Diğer Yazıları

      • Kendini Bil: Sokrates’in Felsefesinden Günümüze Yansımaları

        24 Temmuz 2024
      • DOKTOR VERGİSİ

        16 Temmuz 2024
      • BOTOKSLU BAŞKANLAR

        12 Temmuz 2024
      • Kartel: Gizli Anlaşmalarla Gelen Tehdit

        19 Mayıs 2024
      • Kalite Yönetimi ve İşletmelerdeki Evrim: Geçmişten Günümüze Bir Bakış

        16 Nisan 2024
      • Kaybolmaya yüz tutan bağımız Libya,

        20 Mart 2024
      • Devlet Hastanelerindeki Hizmet Kalitesine Dair Endişe Verici Gelişmeler: Siyasilerin Dikkatini Çekecek Akdeniz Devlet Hastanesi Örneği

        26 Şubat 2024
      • Kaynana Vergisi

        20 Şubat 2024
      • MANİPÜLASYON İLE BAŞA ÇIKMA

        16 Şubat 2024
      • YARATICILIĞIN ÖNEMİ

        12 Şubat 2024
      • Sağlık Sektöründe Karşılaşılan Zorluklar ve Eleştiriler

        11 Şubat 2024
      • Bataklık Kralı: Plaudirex

        31 Ocak 2024
      • TÜKETİCİ MAHKEMELERİ

        13 Ocak 2024
      • EĞİTİM SİSTEMİ VE GELECEĞİN İHTİYAÇLARI İLE BECERİLERİMİZİN EVRİMİ

        25 Kasım 2023
    • Haberler
      • Başkalarının Hayatlarını İzlerken Kendi Hayatımızı Mı Tüketiyoruz?
        Başkalarının Hayatlarını İzlerken Kendi Hayatımızı Mı Tüketiyoruz?
      • Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’u: Taşrada Bir İtiraz Çığlığı
        Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf’u: Taşrada Bir İtiraz Çığlığı
      • Kelimelerin Kalbinden Hayata Bir Bakış
        Kelimelerin Kalbinden Hayata Bir Bakış
      • Geleceğin İş Dünyasında Taşlar Yerinden Oynuyor
        Geleceğin İş Dünyasında Taşlar Yerinden Oynuyor
      • Kelimelerin İzinde: Edebiyat Dünyasına Hoş Geldiniz
        Kelimelerin İzinde: Edebiyat Dünyasına Hoş Geldiniz
      • Hayata Dair Bir "Dik Duruş" Dersi: Abdel Latif Moubarak’tan "Bir Palmiye" Öyküsü
        Hayata Dair Bir "Dik Duruş" Dersi: Abdel Latif Moubarak’tan "Bir Palmiye" Öyküsü
      • Kadıköy’de Edebiyat Rüzgârı: 10. Kitap Günleri Kapılarını Araladı
        Kadıköy’de Edebiyat Rüzgârı: 10. Kitap Günleri Kapılarını Araladı
      • Hatay Defne'de Taş Ocağı Tepkisi: Köprünün Çöküşü İhmalleri Gündeme Taşıdı
        Hatay Defne'de Taş Ocağı Tepkisi: Köprünün Çöküşü İhmalleri Gündeme Taşıdı
      • Güven Albayrak'ın Anısına: Kelimelerin İzinde Bir Ömür
        Güven Albayrak'ın Anısına: Kelimelerin İzinde Bir Ömür
      • ♻️ Çöpe Atma, 1 TL Kazan!
        ♻️ Çöpe Atma, 1 TL Kazan!
      İstanbul nöbetçi eczaneleri
      Bizi takip edin
      • facebook
      • Twitter
      • İnstagram
      • Youtube
  • EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
    • KÜNYE
    • KVKK AYDINLATMA METNİ
    • ÇEREZ POLİTİKASI
    • TOPLULUK KURALLARI
    • YAZILARIN SORUMLULUĞU
    • İLETİŞİM VE SOSYAL MEDYA
    • HAKKIMIZDA
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
  • facebook
  • Twitter
  • instagram
  • Linkedin
  • Youtube
© 2017 - 2026 emagazin.tv Tüm Hakları Saklıdır.
  • Haber Gönder
  • Firma Ekle
  • İlan Ekle
Haber Yazılım