Yıllar önce, yaşamın zorluklarına göğüs germemize rehberlik eden iki önemli figürümüz vardı: babam ve annem. Onlar, hayatımızın temel taşlarıydılar ve onların öğretileri ve sevgileri, kişiliğimizin derinliklerine işlemişti.
1997 yılında babamı, 2012 yılında annemi kaybettiğimde, onların bıraktığı mirasa olan minnettarlığım daha da derinleşti. Her günümüz, Karataş okulunda geçti. Hem annem hem babam sayesinde güçlü olmayı öğrendik ve yaşamın zorluklarına başarıyla karşı koyabildik.
Babam, her gün oturup bize yaşamın gerçeklerini öğretirdi. Tehlikelere karşı nasıl tetikte olmamız gerektiğini, kendimizi nasıl korumamız gerektiğini öğretirdi. Babamdan, kendimi korumanın ve olumsuzlukları sağduyuyla aşmanın önemini öğrendim.
Babamın çalışkanlığı ve alın terinin kıymetini öğrettiği gibi, anneme olan saygısı da gözlerimizin önündeydi. Ona destek olmayı ve aile içi dayanışmayı öğretti. Evlatların annelerine yardım etmesinin ruhunuzu nasıl temizlediğini anlatırken, içsel temizlik kavramını da bize aktardı.
Evimizde televizyon veya lüks yoktu, ama babam bize unutulmaz anılar yaşatırdı. Hamama gitmek veya açık hava sinemasına gitmek, birlikte geçirilen zamanın ne kadar değerli olduğunu öğretirdi.
Babamın mirası üzerine, aile günlerini canlandırıyorum. Tüm çocuklarımızı, eşlerini ve torunlarımızı bir araya getiriyoruz. Babamın öğrettiği gibi, zamanı ortak paylaşmanın huzurunu yaşıyoruz.
Babamı çok seviyordum, hatta boşandıktan sonra bile aynı mahallede yaşadık. Onun fedakârlığı ve insanlara nasıl yardım ettiğini gözlemleyerek, iyi niyetli ve sevgi dolu bir insan olmayı öğrendim.
Babamın vasiyeti üzerine, anneme, kardeşlerime ve aile bağlarına olan değeri önemsedim. Emanetin ne anlama geldiğini ve sahip çıkmayı öğrendim.
Annem ise zorlu bir geçmişe sahipti, ancak fedakâr bir anne olarak her şeyimizi eksiksiz sağlamaya çalışırdı. Birlikte kese kâğıdı yaparak ek gelir sağladık. Bu, babamın hayalini gerçekleştirmek için para biriktirmemize yardımcı oldu. Annem, düzeni ve düzenli olmayı önemsiyordu. Temizlik ve düzen, yaşamın her alanında başarıya giden yolda temel prensipler haline geldi.
Annem, adaleti ve eşitliği evimizde sağlamamız gerektiğini öğretirken, paylaşmanın da bir değer olduğunu vurgulardı. Sofra hürmeti ve nimetlerin değerini anlamamızı sağladı.
Annem, yaşamın derslerini uygulamalı olarak öğretmeyi tercih ederdi. Örneğin, tabağa aldığımız yemeği bitirmemiz gerektiğini ve yiyecekleri israf etmememiz gerektiğini öğretirdi. Bu, adaleti ve eşitliği evimizden başlayarak yaymamız gerektiğini vurgulayan bir ders olarak akılda kaldı.
Annem, hayvanlara ve ihtiyaç sahiplerine olan sevgisini de bize aktardı. O, insanların ve hayvanların iyi niyetini her zaman görmeye çalışan biriydi.
Bugün, annem ve babamın öğrettikleri değerleri hatırlıyorum. Onların mirası, hayatımızın her alanında bize rehberlik ediyor. Onların öğretileri ve sevgileri, bugün kendi ailemize aktardığımız değerlerin temelini oluşturuyor.
Sevgi ve saygıyla,
Leyla Karataş
Yorum Yazın